27 Temmuz 2012 Cuma

Bölüm 4


Charles




“Bir eski sevgiliyi unutmanın en iyi yolu sıkı çalışmaktır. Her zaman böyleydi ve hep böyle olacak.”. Beynimi kemiren Merve meselesini bir kenara attıktan hemen sonra Wipple’ı kontrol ettim ve hızlı adımlarla kabileme yetiştim. İlk ders Eski Dil’di. Kapıya yapılmış eski bir dua sayesinde sınıfa girdiğimiz anda hepimizin beyni son derece yüksek kapasiteyle çalışıyormuş gibi olmaya başladı yine. Muhtemelen şu yoga yapanların “çakralarını açma” olayını bizim öğretmenlerimiz hızlı öğrenmemiz için bize yapıyorlardı. Dört senede ikisi anadil gibi olmakla birlikte 5 dil öğrenmiştik. Ayrıca her kabile üyesi istediği herhangi bir dili daha almak zorundaydı. Anadil olanlar tabii ki Eski Dil ve Ortanca Dönem Geçiş Dili’ydi. Biz orta dönem dili için “Mukaritla” kelimesini kullanıyorduk. Her birimiz elementlerimizde son derece iyiydik ama onları kullanabilmemiz için Eski Dil’deki istek cümlelerine ihtiyacımız vardı. Çünkü henüz bir Okuyucu edinmemiştik.
Selam yabancı;
Bu benim ve kabilem Lectraos’un hikâyesi. Bu sayfayı Nephalium Yatılı Eğitim Merkezi, Dil Evi, Akran Kabileler Sınıfı 7’de Eski Dil dersini beklerken yazıyorum. Bu derste eski bilimsel metinleri çevireceğiz. Yani oldukça sıkıcı olacak. Sıkıntı depomda yer açabilmek için canımı sıka diğer şeyleri sana yazmaya karar verdim. İlk görevin bizi tanımak olacak.
Her kabile dört ana element ve bir Okuyucu’dan oluşur. Bundan yaklaşık iki bin yıl önce insanlar ile doğanın efendileri arasında çıkan bir savaş sonucu tüm element yönlendiricileri dünyanın çeşitli yerlerine dağıtılmış. Zamanla nüfusumuz artmış ve kabileler oluşmaya başlamış. Ancak insanoğlu kendisinden güçlü olan her şeyi yok etmeye kararlıymış. Bu yüzden ikinci bir savaş çıkmış. Yine dağıtılmışız ve dillerimizin unutulması için verilen çabalar olumlu sonuçlanmış. Her birimizin 19 yaşına kadar vakti var. Eğer kabilemizi tamamlayamazsak muhtemelen otuzlu yaşlarda öleceğiz. Çünkü kabile üyeleri birbirinden uzak olduğu süre boyunca güç kaybediyor. Bir bütün olmak zorundayız. Bunun da tek yolu Okuyucu’yu bulmaktan geçiyor. Kabiledeki element sayısı ne kadar az olursa kabile üyeleri o kadar çabuk ölür. Bubu henüz Okuyucu olmadan öleceğimizi bilmiyor çünkü onun sarsıntıları erken başladı. Muhtemelen içimizden ilk ölen o olacak ve yaşam dersi profesörü Adam Kleom bunu Bubu’ya anlatmamamız gerektiğini söyledi. Bubu’i seviyorum ve ölmesini istemiyorum. Bu yüzden Okuyucu’yu bulmak önemli. Birazdan Profesör Miguel’in gelmesiyle ilk savaş döneminde kullanılan dilin pratiğini yapacağız.
                Günlüğümün ilk sayfasının böylece sonuna gelmiştim. Bir günlük tutmak her şeyi daha kolaylaştırıyordu. Huzurla kapattığım defterimi buzdan bir kilitle kilitledim: “Lima nor kharkome!”(Sadece benimleyken açıl!). Profesör Andante Miguel dersliğe girdi. “Renadjokha limuaran.”(Gün ışısın sınıf.) Herkes kendi sembolünün üstüne iki parmağını koyarak “Renadjokha Mikargo”(Gün ışısın Efendi) dedi.
                -Kapsua linna khu sat?(Gününüz nasıl geçiyor?)
                -Kapsumir ekhos khu sat Mikargo. (Günümüz güzel geçiyor, Efendi.)
                -Antela vummi stamirix.(Buna çok sevindim.)
                -Seklopenza tratioliris. (Teşekkür ederiz.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder