Charles
“Bir eski sevgiliyi unutmanın en
iyi yolu sıkı çalışmaktır. Her zaman böyleydi ve hep böyle olacak.”. Beynimi
kemiren Merve meselesini bir kenara attıktan hemen sonra Wipple’ı kontrol ettim
ve hızlı adımlarla kabileme yetiştim. İlk ders Eski Dil’di. Kapıya yapılmış
eski bir dua sayesinde sınıfa girdiğimiz anda hepimizin beyni son derece yüksek
kapasiteyle çalışıyormuş gibi olmaya başladı yine. Muhtemelen şu yoga
yapanların “çakralarını açma” olayını bizim öğretmenlerimiz hızlı öğrenmemiz için
bize yapıyorlardı. Dört senede ikisi anadil gibi olmakla birlikte 5 dil
öğrenmiştik. Ayrıca her kabile üyesi istediği herhangi bir dili daha almak
zorundaydı. Anadil olanlar tabii ki Eski Dil ve Ortanca Dönem Geçiş Dili’ydi.
Biz orta dönem dili için “Mukaritla” kelimesini kullanıyorduk. Her birimiz
elementlerimizde son derece iyiydik ama onları kullanabilmemiz için Eski
Dil’deki istek cümlelerine ihtiyacımız vardı. Çünkü henüz bir Okuyucu
edinmemiştik.
Selam yabancı;
Bu benim ve kabilem Lectraos’un hikâyesi. Bu sayfayı Nephalium Yatılı Eğitim
Merkezi, Dil Evi, Akran Kabileler Sınıfı 7’de Eski Dil dersini beklerken
yazıyorum. Bu derste eski bilimsel metinleri çevireceğiz. Yani oldukça sıkıcı
olacak. Sıkıntı depomda yer açabilmek için canımı sıka diğer şeyleri sana
yazmaya karar verdim. İlk görevin bizi tanımak olacak.
Her kabile dört ana element ve bir Okuyucu’dan oluşur. Bundan yaklaşık
iki bin yıl önce insanlar ile doğanın efendileri arasında çıkan bir savaş
sonucu tüm element yönlendiricileri dünyanın çeşitli yerlerine dağıtılmış.
Zamanla nüfusumuz artmış ve kabileler oluşmaya başlamış. Ancak insanoğlu
kendisinden güçlü olan her şeyi yok etmeye kararlıymış. Bu yüzden ikinci bir
savaş çıkmış. Yine dağıtılmışız ve dillerimizin unutulması için verilen çabalar
olumlu sonuçlanmış. Her birimizin 19 yaşına kadar vakti var. Eğer kabilemizi
tamamlayamazsak muhtemelen otuzlu yaşlarda öleceğiz. Çünkü kabile üyeleri
birbirinden uzak olduğu süre boyunca güç kaybediyor. Bir bütün olmak
zorundayız. Bunun da tek yolu Okuyucu’yu bulmaktan geçiyor. Kabiledeki element
sayısı ne kadar az olursa kabile üyeleri o kadar çabuk ölür. Bubu henüz Okuyucu
olmadan öleceğimizi bilmiyor çünkü onun sarsıntıları erken başladı. Muhtemelen
içimizden ilk ölen o olacak ve yaşam dersi profesörü Adam Kleom bunu Bubu’ya
anlatmamamız gerektiğini söyledi. Bubu’i seviyorum ve ölmesini istemiyorum. Bu
yüzden Okuyucu’yu bulmak önemli. Birazdan Profesör Miguel’in gelmesiyle ilk
savaş döneminde kullanılan dilin pratiğini yapacağız.
Günlüğümün
ilk sayfasının böylece sonuna gelmiştim. Bir günlük tutmak her şeyi daha
kolaylaştırıyordu. Huzurla kapattığım defterimi buzdan bir kilitle kilitledim:
“Lima nor kharkome!”(Sadece benimleyken açıl!). Profesör Andante Miguel
dersliğe girdi. “Renadjokha limuaran.”(Gün ışısın sınıf.) Herkes kendi
sembolünün üstüne iki parmağını koyarak “Renadjokha Mikargo”(Gün ışısın Efendi)
dedi.
-Kapsua
linna khu sat?(Gününüz nasıl geçiyor?)
-Kapsumir
ekhos khu sat Mikargo. (Günümüz güzel geçiyor, Efendi.)
-Antela
vummi stamirix.(Buna çok sevindim.)
-Seklopenza
tratioliris. (Teşekkür ederiz.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder